Genel Kişisel Yazılarım

8 Mart, Emekçi Kadınların Günü

Skillsoft tarafından 2017’de yapılan ”Kadınların İş Gücüne Etkisi” araştırmasına göre dünyadaki ücretsiz işlerin yüzde 75’i kadınlar tarafından yapılırken görünmeyen kadın emeği de küresel ekonomiye yaklaşık 12 trilyon dolarlık bir maliyet yaratıyor. Küresel ekonomi için büyük anlam taşıyan bu rakam aynı zamanda dünyadaki cinsiyet eşitsizliğinin önemli bir göstergesi. Her yıl, kadın emeğinin anlamının hatırlanması için 8 Mart’ta kutladığımız Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün mazisi 1857’ye uzanıyor.

19.yüzyıldaki ekonomik ve endüstriyel gelişmelerde kadın emeğinin rolünün çok büyük olduğunu biliyoruz. Özellikle tekstil sektöründe ve dokuma fabrikalarında kadın çalışanların sayısı fazlaydı ancak emeklerinin karşılığını almak konusunda erkekler kadar şanslı olmadıklarını da biliyoruz. Üstelik çalışma süreleri de çok uzundu. Bu duruma bir son vermek için ( Mart 1857’de New York’ta bir tekstil dokuma fabrikasında 40 bin kişi grev başlattı.

158 yıl önce ne oldu?

16 saatlik iş gününün 10 saate indirilmesini ve maaş artışı talep eden bu işçiler örgütlenerek o dönemin en büyük kadın eylemini ortaya koydular. Kadın işçilerin bu eylemine karşı polis güçleri de harekete geçti. Hareketin etkisi giderek büyüdü. Polis, kadınlara bu eylemi sonlandırmaları konusunda baskı yapınca çatışmalar baş gösterdi. Arbede sonrasında kadınlar fabrikaya kilitlendi. Ardından büyük bir yangın çıktı ve 129 kadın işçi hayatını kaybetti.

Kadınların emek ve hak mücadelesinde milat kabul edilen bu olay 8 Mart’ın bir anma ve hak arama günü olarak 20. ve 21. yüzyılda kabul edilmesine öncü oldu.

Kronolojiye bakacak olursak çağdaş kadın mücadelesinin köşe taşlarını şöyle sıralayabiliriz:

1908: 15 bin kadın, New York City’de çalışma süresinin azaltılması, maaşların arttırılması ve oy hakkı için eylem yaptı.

1909: Kadınlar günü ilk olarak ABD’de, Amerikan Sosyalist Partisi’nin kuruluş açıklamasıyla eş zamanlı olarak Şubat ayının son pazar gününde kutlandı.

1910:  İkinci Enternasyonal’e bağlı olan Sosyalist Kadınlar Konferansı Kopenhag’da gerçekleştirildi. Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin Kadın bürosundan Clara Zetkin, konferansta, 1857’de ölen 129 kadın anısına bir mücadele günü belirlenmesi gerektiğini söyledi. Konferans Zetkin’in önerisini kabul etti.

1911: ”Uluslararası Kadın Günü” ilk kez Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de 19 Mart’ta kutlandı. Bu özel gün için düzenlenen gösterilere 1 milyondan fazla kadın katıldı.

Aynı yıl yine korkunç bir yangın gerçekleşti. 25 Mart 1911’de New York’ta Triangle Gömlek Fabrikası’nda Almanya, İtalya ,İrlanda ve Doğu Avrupa göçmeni 148 işçinin ölümüyle sonuçlanan bir yangın çıktı. Bu feci olay ABD’de kadınların çalışma koşullarına dikkat çekerek odak noktası haline getirdi.

1912:  Fransa, Hollanda ve İsveç de kadınların mücadele gününü kutlamaya başladı.

1917: Rus sosyalist kadınlar 23 Şubat 1917’de Petrograd’da düzenlenen bir kadın hakları gösterisinde ekmek ve barış sloganları atarak polisle çatıştı.

1918: Eski Rus takviminin 23 Şubat günü, Sovyet Devrimi’nden sonra kabul edilen Batı takvimindeki 8 Mart’ta rastlandığından, 1918’den itibaren Kadınlar Günü 8 Mart’ta kutlanmaya başlandı.

1921: Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 8 Mart’ta kutlanması kararı 1921’de Moskova’da yapılan Üçüncü Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda kesinleştirildi.

1922: Vladimir Lenin 1922’de Uluslararası Kadınlar Günü’nü komünist bayramlarından biri olarak kabul etti ve duyurdu.

1960: Tıpkı 1940’larda İkinci Dünya Savaşı’nda çocuklarını askere göndermek istemeyen Avrupalı kadınlar gibi, 1960’larda da ABD’li kadınlar Vietnam Savaşı’na oğullarını göndermeyi reddettiler.

1975: ”Uluslararası Kadın Yılı” ilan edildi.

1977: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977’de 8 Mart’ın ”Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul etti.

1977 – 2018: Kadın örgütlerinin girişimi ve hükümetlerin de desteğiyle her yıl 8 Mart dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

Yorum Bırakın