Kişisel Yazılarım Yaşam

Evlilik Programlarının Rezaleti

Evlilik programlarının modası, arz talep ilişkilerine paralel olarak, hala geçmedi. Hâlâ, ekranları saatlerce rehin alan programlar, ”eğlence” ile ”evlenme” kavramlarını birbirine karıştırmaya devam ediyor. Evlenmek niyetiyle meşhur olmak hevesini harmanlayanlar da hâlâ bu programlara akın akın başvuruyor. Evlilik programlarının başından beri değişmeyen unsurlarından birkaçı bunlar ve tabii ki en önemlisi, kendini o stüdyoların ”talip” koltuğuna atanların, mütemadiyen ve göz göre göre rencide olmaları.

Değişen en önemli şey ise evlilik programları aracılığıyla ekrana çıkma hevesini alan ve hatta bu hevesten haftalarca, aylarca vazgeçmeyenlerin yaş ortalamaları. Daha doğrusu, evlilik programlarına ilk dönemlerde başvurarak ikinci baharlarını bulmaya koyulan teyze ve amcalara, hatta nine ve dedelerin yanına artık mebzul miktarda gençler oturuyor. Gencecik yüzlerin bu tür programlara malzeme olması da cabası.

İzleyicinin Katkısı 

Herkes hem fikir olacaktır ki izlenme oranlarına paralel olarak bu programlar yayın hayatını sürdürebiliyor. Yani hem başından sonuna kadar şikâyet ettiğimiz hem de oturup izlediğimiz prodüksiyonlardan biri, evlilik programları.Bu durumda (yani izliyorsak eğer), şikâyet etmeye pek hakkımız yok ve itiraf etmeliyiz ki kanallarda çizgi film ararken karşımıza çıktığında bile, oturup izliyoruz.

Evlilik programlarının olumlu bir yanı var mıdır?

Evlilik programları kapitalist sistemin reyting ve para için yaptırdığı programlardır. Görünürde evlilik kurumuna katkı amacı olabilir, gerçekte bir şov programıdır. Gerçek anlamda bir yararının olduğunu düşünmem. Kanal sahipleri, program yapımcıları, sunucuları ve katılanlar için olumlu bir yanı olabilir ama toplum için değil. Herkes beğenilmekten hoşlanır, katılanlar övgü alınca gururları okşanır, kendilerini daha iyi hisseder, geçicide olsa güven duygusu yaşarlar.

İzleyici üzerindeki etkisi ne olabilir?

İzleyiciler şov izledikleri için memnun olabilirler,sabun köpüğü gibi geçer. Bu tür programların izlenmesi kolaydır, izleyicinin zihnini yorması gerektirmez. Ancak bazı örnekler olumsuz etkilerde bulunabilir. Adayların (sevgi, saygı beklediklerini söyleseler de) gerçek niyetlerini ekonomik olarak geleceklerini güvence altına almak olduğu anlaşılıyor. Bunu da konuşmaya başladıktan kısa süre sonra anlıyoruz. ”Bana rahat yaşayacak bir ortam sağlayabilecek misiniz?”, ”Sizin geliriniz bizim kızımızın makyajına yetmez.”, ”Mal varlığınız nedir?”, ”Aylık geliriniz ne kadardır?” cümleleri katılanlar ve sunucunun cümleleridir. Bu tür bir yaklaşım evlilik kurumuna güveni sarsabilir, karşısındaki insana güvenmemeye neden olabilir. Kişi kendisinin mal varlığı yoksa beğenilmeyeceğini, tercih edilmeyeceğini düşünüp kendini değersiz hissedebilir.

Sonuç olarak evlilik programlarının ahlâki değerleri gözetmeksizin yaptıkları rezillikleri göz önünde bulundurursak ülkemizde bu tür programlarının yasaklanması gerekmektedir diye düşünüyorum. Yaşı daha 20 bile olmayan gençlerin bu tür programlara katılmasının altında ya meşhur olmak yatıyor ya da insanın aklına bin türlü şey geliyor. Allah insanımıza akıl fikir versin de ülkemizin geçirmekte olduğu şu zor günlerde böyle saçma şeylerde uğraştırmasın. Sizde benim gibi aynı düşünceye sahip misiniz acaba?

Yazar hakkında

Umut Taha Apaydın

4 Yorum

Yorum Bırakın