Kişisel Yazılarım Web

Etkili Bir Blog Yazarı Nasıl Olunur?

Blog Yazarı Olmak

Günümüzün fenomeni internet ve interneti en büyük getirilebilir başında gelen blog ve makaleler. Bir an göz atıp okumadığın her hangi bir makale için en az yarım saatini ayıran ve bunun için etkin bir araştırma yapan bir yazar olduğunu biliyor musunuz? Blog yazarı olmak günümüzde oldukça popüler, herkesin ben yazabilirim algısı ve başlangıç cesareti olsa bile blog yazarı olmak için çok ciddi bir birikime ve teknik altyapıya sahip olunması gerekli. Sosyal medya üzerinden ileti göndermenin çok çok ötesinde bir hikâyeyi herkes için anlaşılır ve etkin kalmanız gerekli.

Nasıl Bir Donanım Gerekli?

İlk bakışta iyi bir dilbilgisi hâkimiyetinin olmalıdır. Bu işin en temel teknik gerekliliği. Bu kuralı bildikten sonra genişleyen kelime alt yapınız ile çeşitli ve size has anlatım biçimleri kurabilirsiniz.

Bilgiyi süzebilmelisiniz. Hakkında yazı yazacağınız her ne ise bununla ilgili alt bilgiyi yine İnternet’e sağlayacaksınız. Bu noktada doğru bilgiyi süzebilmelisiniz. Böylece doğruluğu yüksek ve anlaşılır bir yazı oluşturabilirsiniz.

Gözlem gücü. Evet, Dostoyevski gibi yazmak zorunda değilsiniz. Ama Dostoyevski ‘yi iyi bilmelisiniz. Çünkü bir hikâye anlattığınızı unutmayın. İnsanlar hikâyeleri her zaman sevmiştir. İyi bir hikâye anlatımı ile başlayan her blog yazısı ilgi çekecektir.

Hedef Kitleyi Nasıl Kendime Çekerim

İlk kural, iyi bir başlıktır. Bu başlık hedef kitle ize giden ilk yol olmaktadır. Anlattığınız konu kalem ise, bu konuyu hedef kitlenin göre daraltan bir yapı oluşturun. Tanıtacağınız resim kalemi ise hedef kitlenin öğrenciler olacaktır. Onlara giden yoldaki kritik ve etkili kelimelerle en fazla altı kelimeden oluşan başlık oluşturun.

Blog yazarı olmak iyi nabız tutabilmek ve gündemi etkin bir biçimde takip, yorumlama ve sunum gerektirir. Hedef kitle ize anlayacağınız konu sizin en iyi hakim olduğunuz alan ile ilgili olmalıdır. Bu onlara daha kolay ulaşmanızı sağlayacak.

Bunların dışında; alt başlıkların hayati önem taşıdığını unutmayın. Yanınıza 10 kişi bakacak, 7 kişi alt başlıklara göz atacak ve okuyup okuyamayan karar verecek. Kitap gibi düşünün. Kitap almaya gittiğinizde içindekiler ve önsöz bilgilerine mutlaka bakılır.

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

4 Yorum

  • Teşekkürler yazı için. Tabii yazının başlığını görüp sihirli bir değnek bulmayı beklemiyoruz zaten, yine iş bizde bitiyor 🙂

  • Kardeşim çok güzel şekilde açıklamışsın, fakat şuraya takıldım ben, ‘İlk bakışta iyi bir dilbilgisi hâkimiyetinin olmalıdır’ demişsin evet doğru söylüyorsun ama ben kendimden örnek vereyim, blog yazmaya başladığım ilk zamanlarda inanır mısın dil bilgisi hiç yoktu noktalama işaretlerini bile fazla bilmiyordum. Fakat yazdıkça zamanla bu sorunları aştım. Yani ben yazdıkça öğrendim bir çok şeyi,

    Tabi ki kişinin dil bilgisine hakim olması çok güzel bir şey ama, dil bilgisi iyi olmayan biri de blog yazabilir ve blog yazdıkça da kendini daha iyi geliştirir bence.

    Güzel ve faydalı yazı için teşekkür ederim.

    • Bu konuda sana katılabilirim. İnsan işi yaptıkça da öğrenebilir. Ama az çok bu konuda ufakta olsa bir bilgisi olması gerek diye düşünüyorum bilmem yanlış mı düşünüyorum. Benim de ahım şahım bir dil bilgisi yok ama kabataslak biliyorum diyebilirim. Dil bilgisi iyi olmayan insan yapar ama zorlanır.
      Yorumun için teşekkür ederim. Sonuç olarak senin görüşüne de katılıyorum 🙂

Yorum Bırakın