Spor

Futbol Sadece Futbol Değildir!

Geçmişte sadece keyifli bir spor dalından ibaret olan futbol, yıllar içinde şekil değiştirerek bambaşka bir boyut kazandı. Gün geçtikçe bacasız endüstri ve görsel şov haline gelen futbol, aynı zamanda küreselleşmenin de etkili bir aracı.
Futbol, modern toplumların afyonu… Hem de uzun zamandır… Futbol önceden fakirlerin oynayıp zenginlerin izlediği bir spor dalıydı. Şimdilerde ise tam tersi zenginlerin oynayıp fakirlerin izlediği bir spora dönüştü. Şüphesiz her erkeğin hayalidir futbolculuk. Çoğu erkek için futbol olmazsa olmazlarımızdandır. Portekiz diktatörü Salazar, ülkesini 3F ile yönettiğini söyler, Fatima, fado ve futbol. 3F’nin ikisini tartışmak değil amacımız. Biz 3.F’deyiz. Yani futbolda. Kitleleri peşinden sürükleyen, maalesef insanların öldüğü ve uğruna öldürdüğü, milyarlarca euro’ların ortaya döküldüğü, bacasız endüstri futbol… Dünyanın en eski sporlarından biri futbol. Buna karşın ilk nerede ve ne zaman oynandığı kesin olarak bilinmiyor. Tarih kitapları M.Ö. 2500 yıllarında Çin askerlerinin deri ve ketenden yapılmış topları yere dikili iki mızrağın arasından geçirerek ‘’Tsu chu’’ adı verilen bir tür savaş talimi yaptıklarını anlatıyor. Futbol 17. Yüzyılda İngiltere’de bugünkü futbola en benzer şeklini aldı, oradan tüm dünyaya yayıldı. Zaten günümüzde de İngiltere’de futbol izlemek ayrı bir güzeldir.

Futbol dünyanın en popüler sporu. İnsanları bir araya getiren bir oyun. Hatta farklı saç stilleriyle kendi modasını yaratan David Beckham göz önüne alındığında futbol küreselleşme konusunda Dünya Bankası ya da Uluslararası Para Fonu’ndan dahi önde giden bir olay. Öyle ki üniversitelerde sınırların kalkması kavramı, yakın tarihe kadar McDonald’s ve Coca-Cola örnekleriyle şekil buluyordu. Bugün geldiği noktada ise küreselleşme neredeyse futbolla anlatılıyor.

Futbolun küreselleşmesi macerası McDonald’s ve Coca-Cola’dan daha sancılı bir süreç izledi. İspanyol takımlar Arjantin ve Urguay’da yetenek alışverişine çıkıp tüm futbol pazarını ortadan kaldırınca İspanya’da Francisco Franco yabancı oyuncu ithalini yasakladı. Brezilya hükümeti 1961’de Pele’nin bir ulusal hazine olduğunu açıkladı ve yabancı takımlara satışını yasal olarak olanaksız kıldı. Ancak bu uygulamalar yurt dışından ucuz ve yetenekli futbolcu ithalinin cazip yanlarını gölgeleyemedi. Kısa bir süre sonra Avrupa takımlarının bir kısmı sahalarda Birleşmiş Milletler karması gibi boy göstermeye başladı.

Manchester United ve Real Madrid ‘’ekonomiyi’’ ilk keşfedenler
Özel sektör 1990’lara gelindiğinde futbol ekonomisini keşfetti. Avrupalı kulüpler gelişmekte olan dünyaya yalnızca futbol avcısı göndermeyip oralardan takım da aldılar. En büyük takımlar kendilerini artık birer çokuluslu şirket olarak görmeye başladı. Manchester United ve Real Madrid gibi organizasyonlar telekom sektöründe restoran zincirlerine, perakende ulaştırmaya, eğlence sektöründen meydaya kadar pek çok alana el attılar. Sportif yönetimin yanı sıra pazarlama departmanları oluşturarak profesyonel yöneticilerle çalışmaya başladılar. Birer marka haline gelen kulüplerin pazarlama alanındaki başarıları spor alanındaki başarılarının önüne geçti. Bugün Barcelona, Real Madrid, Juventus ve Manchester United gibi Avrupa’nın önde gelen takımlarının bütçeleri pek çok ülkenin bütçesinden yüksek.

Futbol dünyada olağanüstü boyutlara ulaşan ticari bir etkinlik, bir sektör Futbolcusundan yöneticisine, menajerinden teknik direktörüne kadar çok sayıda insanı istihdam ediyor. Futbol endüstrisi her transfer döneminde büyüyor, şirketleşen ve borsaya açılan futbol kulüplerinin değeri milyar dolar düzeyine yaklaşıyor. Televizyon yayın hakları, maç hasılatları, bağışlar, reklam gelirleri ve sponsorluklar futbol gelirlerinin büyük bölümünü sağlıyor.

Futbolcu mu, reklam yıldızı mı?
Her ne kadar 2013 yılında emekli olsa da Forbes dergisi tarafından yapılan araştırmaya göre 730 milyon dolarlık geliriyle David Beckham, hala dünyanın en fazla kazanan futbolcusu. Astronomik transfer ücretlerinin yanında rol aldığı reklam kampanyalarından elde ettiği gelir çok yüksek. Eleştirilere göre, futbol dışında yaptığı işlerden futbol oynamaya zamanı yok. Viskiden iç çamaşırına kadar birçok farklı sektörde sponsoru olan Beckham, her ne kadar her defasında gelecek sezon yeni reklam sözleşmesi yapmayacağını ve futbola kanalize olacağını söylese de astronomik teklifler nedeniyle bu sözünü tutamıyor.

 

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

Yorum Bırakın