Kişisel Yazılarım Spor

Grazie BEŞİKTAŞ !

Grazie Beşiktaş

 La Vittoria Sara Nostra (Zafer Bizim Olacak)

Herkes Beşiktaş’ın maç öncesindeki kadro yapılanmasından dolayı karşılaşmayı beraberliğe oynayacak gibi bir düşünceye sahipti. Maçtan önce bütün spor yorumcuları oynamadan 1 puan verseler kabul ederiz mantığındaydı. Ama maça baktığımızda, sahada konuşulanların tam tersi bir görüntü vardı. Beşiktaş’ın ortaya koymuş olduğu mücadele, eğer beraberlik ile sonuçlansaydı çok yazık olurdu. Bu mücadeleyle Napoli karşısında kazanan olmalıydı ve olduda. İki defa attığı gollerle öne geçti. Takım disiplini adına, takım savunması adına çok olumlu görüntüler verirken, Beşiktaş kalecisi Fabri de çok önemli 5-6 pozisyonda gole izin vermedi. Üstüne üstlük bir de penaltı kurtardı ki belki Quaresma yanıltmasa ikinci penaltıyı da kurtarabilirdi.

Fabri'nin Kurtardığı Penaltı

Fabri’nin Kurtardığı Penaltı

Maçtan önce herkes Napoli’nin özellikle ofansif orta alan oyuncuları ile son derece etkili olacağını ve kaliteli hücum yapan bir takım olduğu görüşündeydi. Şu kadarını net bir şekilde söyleyebilirim. Türkiye’de topu bu kadar seri ve isabetli pasla dolaştırabilen bir takım yok. Ayrıca iç sahada golcü bir kimlikleri var ve Avrupa da son 18 maçtır evinde yenilmeyen bir takımdı. Tabii Raul Albiol ve Arkadiusz Milik’in yokluğu bizim açımızdan çok ciddi bir avantajdı. Oyun olarak üstünlük kurmalarına rağmen ilk yarıda sonuç bizim lehimize oldu. Maça etkili başlayan İtalyan temsilcisi olurken golleri bulan taraf Beşiktaş’tı.

Adriano ve Caner

Adriano ve Caner

İkinci yarıda ise Şenol Hoca acaba yıldız futbolcularını daha erken oyuna alabilir miydi diye sorgulamak dışında bir eleştiride bulunmak mümkün değil. Çünkü penaltı kaçtıktan sonra Napoli’nin de moralinin düşmesiyle Beşiktaş oyuna ortak oldu. İkinci penaltıya kadar sahanın hakimi Beşiktaş’tı diyebilirim. Napoli’nin, Caner’in Mertens’i düşürmesiyle kazandığı 2. penaltısına rağmen Aboubakar’la  tekrar öne geçmeyi başardık. Şenol Güneş’in Aboubakar kararını da, onu oyunda tutmasını da ayrıca tebrik etmek lazım. Deplasmanda hele ki Şampiyonlar Ligi gibi büyük bir organizasyon da Napoli gibi büyük bir takıma karşı orta saha çıkarıp yerine forvet almak büyük bir cesaretti. Şenol Hoca bunu yaptı ve etkili de oldu. Çoğu kişi Aboubakar’ı eleştirse de Napoli defansını tek başına dağıttı diyebiliriz. Şampiyonlar Ligi’nde girdiğin pozisyonları atacaksın, kaçırma şansın yok. Dün gece de Beşiktaş girdiği 3 pozisyonu gole çevirip grubun belki de en zorlu maçında galip gelmeyi başardı. Bütün futbolcuların 90 dakika verdiği mücadele gerçekten takdire şayandı. Sahada ki futbolculardan tribündeki taraftarlara kadar her şey çok güzeldi. Tam bir şölen havasıydı.Başta Şenol Güneş olmak üzere bütün futbolcuları tebrik ederim. Beşiktaş dün gece bizlere ömür boyu unutamayacağımız tarihi bir geçe yaşattı.

Karşılaşmanın hakemi Sergei Karasev

Karşılaşmanın hakemi Sergei Karasev

Dünkü maçta önce çıkan bir isim daha vardı. O da Rus hakem Karasev’den başkası değildi. Rus hakem maçı Napoli’ye vermek için elinden geleni yaptı ama futbolcularımızın gösterdiği reaksiyon hakemin kararlarını gölgede bıraktı. Bu performans bana Beşiktaş’ın efsane futbolcusu rahmetli Vedat Okyar’ın ”Sen Beşiktaş’san hakemi de yeneceksin” sözünü hatırlattı.
Maçın adamı olarak Fabri haricinde 2 golün asistini yapan Ricardo Quaresma ve orta sahayı ayakta tutan Tolgay Arslan gecenin yıldızlarıydı. Vincent Aboubakar ise zaman zaman basit pas hataları yapsa da attığı 2 golle maçın adamı oldu.

Karşılaşma sonrası Haklı Sevinç

Karşılaşma sonrası Haklı Sevinç

Grubun en güçlü takımı Napoli karşısında deplasmanda 3 golle kazanmak büyük olay. Alkışlar bu sezon Süper Ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde tek bir mağlubiyet dahi almayan Beşiktaş’ımıza..

Tarihi bir zafere imza atan Beşiktaş, Napoli karşısında aldığı bu galibiyet ile grupta avantajı da eline geçirdi. Evinde oynayacağı Napoli ve Benfica maçları grubun kaderini belirleyecektir. Grupta geriye kalan 3 maçı bu sakinlikte oynarsak namağlup olarak yolumuza devam edip gruptan çıkabiliriz.

Ülkemizi Şampiyonlar Ligi’nde başarıyla temsil eden Beşiktaş’ımızı kutluyor ve bundan sonraki karşılaşmalarımızın da bu güzellikle sonlanmasını diliyorum.

Siyah-Beyaz devam…

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

2 Yorum

Yorum Bırakın