Kişisel Yazılarım

Kendi Masalının Kahramanı Ol!

Çocukluğumuzda ebeveynlerimizden büyük bir keyifle  dinlediğimiz masalların o rengarenk büyülü dünyası bugün bile eminiz ki hepimizi imrendirir. Sınırlar yok, yasaklar yok, sonu hep mutlu biter, kötü insanlar hep sonunda yenilir ve biz o masalların bir kez olsun kahramanı olmak için pek çok şeyi ifade edebiliriz. Unutmayalım ki içinde bulunduğumuz hayatta bizim masalımız ve bu masalın kahramanı olmak da yine bizim elimizde!

Her birimizin hayatı boyunca en az bir kez dinlediği masalları düşünelim. Hiç şüphesiz ilk sırada Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gelir. Oldukça güzel ama bir o kadar da bahtsız olan Pamuk Prenses, üvey annesinin çeşitli kötülüklerine maruz kalır hatta öyle ki üvey annesi tarafından ölüm fermanı imzalanır ve öldürmek üzere ormana gönderilir. Şans ilk kez Pamuk Prenses’ in yüzüne güler ve avcı ona kıyamaz, serbest bırakır. Özgürlüğün dayanılmaz keyfine Pamuk Prenses’ de nihayet varır. Artık hayata dair o güne kadar kurduğu her hayali gerçekleştirebilir, kendini yeniden ve yeniden keşfedebilir, yani masaldaki sonunu yeniden yazabilir.

Ama masal bu ya Pamuk Prenses ormanda yedi cücelerin evlerini bulur, onların yemeğini yapar, evini temizler. Bu süreçte aslında özgür olduğunu ve kendi kaderini yeniden çizebileceğini unutur. Sonunda üvey annesinin gönderdiği zehirli elmayı yer ve derin uykuya dalarak kurtarıcısı olan prensin kendisini öperek yeniden yaşama döndüreceği anı bekler.

Bu durum Külkedisi’ nde de Rapunzel de ve daha pek çok masalda da farklı değildir. Her ikisi de aslında içinde her daim var olan geleceğini yeniden yazmasına yardımcı olacak o müthiş potansiyeli keşfetmek ve onu açığa çıkarmak yerine kendilerini birisinin kurtarmasını bekler. Bu durum gerçek hayatta da böyledir. Çocukken dinlediğimiz masalların da etkisiyle hepimiz ya hayatımıza sihirli bir değneğin dokunmasını bekleriz ya da bir kurtarıcının bize yol göstererek, bizim adımıza pes pembe bir dünya yaratmasını hayal ederiz. Halbuki bunun yerine kendi masalımızın kahramanı olmayı denemek gibi bir şansımız da var. Başarısızlığın da bu masalın bir parçası olduğunu unutmadan her gün yeni bir umutla denemekten vazgeçmeden başkalarına da örnek olacak yepyeni masallar yaratmayı başarabiliriz.

Öncelikle işe kendimize güvenmeyi öğrenmekle başlayabilir ve tecrübelerimizi de işin içine katarak eşi benzeri olmayan bir sentez yaratabiliriz. Başarılı bir masal yaratmanın bir diğer formülü de hedeflerimizi ve bu hedeflerimize ulaşmadaki engelleri belirlemekten geçiyor. Bunun yanında birlikte yol alacağımız ve serüvenimize ortak olacak kişileri de doğru seçmek gerekiyor. Önüne çıkan engelleri bir sorun olarak görmek yerine kusursuza ulaşmada birer fırsat olarak kabul etmek de son derece önemli. Tek yapacağınız şey, kendimize bir fırsat tanımak.

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

Yorum Bırakın