Kişisel Yazılarım Yaşam

Kişisel Gelişimimizi Destekleyen İpuçları

İş yaşamımızdaki stres, performans, artan rekabet ve çalışma koşulları kendimize güven konusunda hepimize olumlu ya da olumsuz yönde etkide bulunuyor. Bu unsurlar arasındaki bağları doğru okuyabilenler ise kişisel girişimlerini başarıyla sürdürebiliyorlar.

Mevcut piyasa koşulları ve artan rekabet üzerimizdeki baskıyı da giderek daha yoğun hale getiriyor. İşini sevse bile giderek motivasyonunu kaybeden, güler yüz göstermek yerine tüm günü somurtarak geçiren, istenen bir işi zamanında teslim etmekte güçlük çeken insanların sayısı artıyor. Oysa hayatımızın büyük bir kısmını oluşturan iş yaşamımızda daha verimli olmak mümkün. Her şeyden önce unutmayalım ki hayatta telafi edilemeyecek hata yok. Bu nedenle öncelikle, hata yapma korkusuyla kendimize çok fazla stres yarattığımızın farkına varmalı ve kendimize güven kavramını tüm yaşamımızı kapsayacak şekilde yeniden inşa etmeliyiz. Peki bunun için ne yapabiliriz? Kendimizi nasıl geliştirir, bu gelişimi iş yaşamımıza nasıl yansıtabiliriz? Performansımızı arttırmak için dikkat etmemiz gereken hususlar neler? Peki ya stres… Engel olamadığımız baskı ve stres altında nasıl davranmalı, bu durumu nasıl yönetmeliyiz? İşte tüm bu soruların doğru cevaplarını hayatımıza entegre edebileceğimiz an kişisel gelişimimizde çok önemli bir adım atmış oluruz. Şimdi hep beraber doğru cevapları bulalım.

Performansta süreklilik

Performans sandığınız gibi basit ya da sabit sürekli aynı eğride ilerleyen bir olgu değildir. Öncelikle bunu kabul etmemiz gerekiyor. Performansımız bazen yavaşlayacak, bazen artacak. Bizler insanız ve bu gerçeği göz ardı ederek kendimize gereksiz stres kaynakları koyduktan sonra şu hususlara dikkat etmemiz gerekiyor.

  • Herkes takdir edilmek ister. Performans biraz da buna bağlıdır. Başarıyla tamamlanan her iş beğeni ve kabul görmelidir. Peki ama çalışma arkadaşlarımızı yeterince takdir ediyor muyuz?
  • Performans belirsizliklerden olumsuz etkilenir. Çalışılan firmanın ya da departmanın hedefini bilmek ve hedefe yönelik çalışmak yüksek performans için gereklidir. Eğer hedefler hakkında bir bilgiye sahip değilsek mutlaka bilgi edinmeliyiz.
  • Sahip olduğumuz çalışma koşulları doğrudan performansımıza yansır. Bu nedenle fiziksel ve psikolojik ortamımızı elimizden geldiğince doğru kurgulamalıyız.
  • Çevremizdekilerle saygı, sevgi, tolerans gibi unsurları dikkate alarak iletişim kurmaya özen göstermeliyiz.

Stresi yenmek elimizde

Olaylara karşı bakış açımızı değiştirip tepkilerimizi kontrol altına alarak stresi yenebiliriz.

  • Stresle başa çıkmanın ilk yolu, bizi strese sokan faktörlerin neler olduğunu belirlemekle başlar.
  • Neden başkaları soğukkanlılığını koruyabilirken belli konular veya olaylarda bizim vücudumuz strese karşı bazı sinyaller veriyor? Önce kendimizi keşfetmeliyiz. Kendimize o anı bu şekilde yaşamak zorunda olmadığımızı söylemeliyiz. Unutmayalım ki o an her ne yaşıyorsak yaşayalım bu , dünyanın sonu değil.
  • Uzun vadeli stresle başa çıkma metotlarını kullanmak da olumlu sonuç verecektir. Düzenli uyku alışkanlığı, kısa molalar vermek, düzenli egzersiz yapmak, düzenli beslenmek, günü önceden planlamak bu metotlardan yalnızca bir kaçı…

Kaliteli iş yapan nitelikli bir çalışana dönüşmemiz hiç de zor değil

  • Bir işin kalitesi üç basamaktan oluşur: Yapılacak işin ne olduğunu anlamak, işi doğru yapmak ve yaptıktan sonra işi kontrol etmek. Eğer bu üç basamağı eksiksiz olarak tamamlıyorsak işimizde kaliteyi yakalamamız zor değil.
  • Yaptığımız işe ve dolayısıyla ortaya çıkardığımız ürün/hizmete değer verilmesini istiyorsak öncelikle bu değeri kendimiz vermeliyiz. Değer verdiğimizi göstermek için de elimizden gelenin en iyisini ortaya koymalıyız.
  • Her ne iş yapıyorsak yapalım öncelikle işimizi asla küçümsememeli, işimizi severek ve saygı duyarak yapmalıyız. Bunun için de çalıştığımız alanda her geçen gün kendimizi yenileyerek güncel kalmayı başarmalıyız.

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

1 Yorum

Yorum Bırakın