Yaşam

Rüya Gibi Bir Kış Tatilinin Adresi: Lapland

Kartpostallarla yarışır güzellikte üzeri karlarla kaplı çam ormanlarına; Ren geyiklerin, Huskylerin çektiği kızaklara; renk cümbüşüne dönüşen kuzey ışıklarına ve eksi 37 derecelere varan hava sıcaklığına tanıklık etmek istiyorsak istikamet: Lapland!

Finlandiya, İsveç ve Norveç’in kuzey kutup dairesi üzerinde kalan kısımlarının ortak adı olan Lapland, yeryüzünde cenneti yaşayabileceğimiz bir düşler diyarı. Tüm yorgunluklarımızdan arınıp tatile kendimize sıra dışı bir rota belirlemek istiyorsak istikametimiz, güneşin yılda bir gün batmadan doğduğunu görebileceğimiz yegane yer olan Lapland olmalı. O bildik deniz, kum, güneş tatillerinden sıkıldıysak, yepyeni bir tatil deneyimi ile kendimizi şımartmak istiyorsak gezilip görülecek yerler listesine mutlaka Lapland’i de eklemeliyiz. Zira Lapland ancak belgesellerde görebileceğimiz insanlardan çok geyiklerin ve Huskylerin kol gezdiği ender güzellikte bir doğa harikası.

Lapland’de yapabileceğimiz en keyifli etkinlik hiç şüphesiz kar motosikleti olacak. Çok sayıda göle sahip olan bölgede yılın yaklaşık 7 ayı hava sıcaklığı -8 derecenin üzerine çıkmıyor. Hal böyle olunca da donan göller üzerinde kar motorlarıyla gezmek en eğlenceli aktivitelerden biri haline geliyor. Eğer modern dünyadan tamamıyla uzaklaşayım dersek çocukluğumuzda kovboy filmlerinden görmeye alışık olduğumuz Husky adı verilen Sibirya kurtlarının ya da Ren geyiklerinin çektiği kızaklarla bölgeyi gezebiliriz. Ayrıca kutup ayıları ve kar baykuşları gibi başka hiçbir yerde göremeyeceğimiz hayvanlarla renklenen bir safari de yapabiliriz. Eğer balık tutmaktan hoşlanıyorsak ve bugüne kadar buz tutmuş bir gölde veya denizde balık avlamamışsak Lapland’de bunu gerçekleştirmememiz için hiçbir sebep yok. Lapland’de liman kenti olan Kemi’den her gün kalkan ”Sampo” adı verilen buzkıran gemileri ile balık tutmak, Baltık Denizi’nde gezintiye çıkmak hatta özel kostümlerle buz gibi denize girmek hafızalarımızdan uzun bir süre silinmeyecek bir deneyim olacak.

Bu otel başka

Lapland’e gittiğimizde hayatımızın belki de başka hiçbir yerinde gerçekleştiremeyeceğimiz bir diğer şey ise kar otellerinde konaklamak olacak. Bir uyku tulumunun içinde sıcaklığın -5 derece olduğu ”İglo” denilen tavanı camdan yapılmış kar otellerinde, yıldızlar olanca parlaklığı ile bize masallara layık bir uyku keyfi yaşatacak.”Bütün gece buzun üzerinde yatılır mı?” demeye gerek yok zira altımızda sıcaktan neredeyse bunaltacak bir geyik postu olacak.

Ön yargılarımızdan kurtulalım ve bir daha kolay kolay gerçekleştiremeyeceğimiz eşsiz bir uykuya imza atalım. Lapland’da üşümeyi de göze alarak, yeryüzünün manyetik alanı ile Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan doğal ışımalardan oluşan ve adeta bir renk paletini andıran ”kuzey ışıkları”nı da mutlaka seyretmeliyiz. Eylül ve Nisan ayları arasında özellikle yoğun karanlıkta net olarak görülebilen bu doğa harikası, gözlerimize benzersiz bir şölen yaşatacak. Alışageldiğimiz tatil kavramından uzaklaşarak Lapland’a gittiğimizde söyleyeceğimiz tek söz ”İyi ki gelmişim” olacak. Dünya üzerinde özgürlük hissini doyasıya yaşayabileceğimiz bozulmamış ne kadar yer kaldı ki.

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

3 Yorum

Yorum Bırakın