Genel Spor

Şimdi Kayak Zamanı

Bembeyaz bir doğanın içinde yüzümüze dokunan rüzgarın eşliğinde zincirlerimizden kurtulmuşcasına, özgürlüğün o dayanılmaz tadına doyasıya varmak istiyorsak spor aktivitelerinin en keyiflisi olan kayakla tanışmanın vakti geldi demektedir.

Kışın en gözde aktivitelerinden biri olan kayak, hemen hemen insanlık tarihi ile eşdeğer bir geçmişe sahip. Tarih öncesi çağlarda insanoğlunun karda batmadan kolayca yol alabilmek adına ayaklarına bağladıkları ağaç parçaları bugün kendisineolimpiyatlarda bile yer bulan kayak sporunun atası olarak kabul ediliyor. Sibiryai Moğolistan ve Altaylar’da ortaya çıkan ilk kayak türünde kayganlığı artırmak için insanlar; dişbudak, çam ve betudala ağaçlarından yaptıkları kayakların altını katran ya da deri ile kaplamışlardır. Göçlerle birlikte kayak, bu coğrafyaların dışına çıkarak diğer dünya ülkelerine kadar ulaşmayı başarmıştır. Eski Türklerde ”çana” olarak adlandırılan ve başlangıçta sadece ulaşım amaçlı olarak insanların hayatında kendine yer bulan kayak, 15. yy’da Norveç, İsveç, Rusya, Polonya, Finlandiya ve Doğu Avrupa ülkelerinde askeri amaçlı olarak kullanılarak kendisine yepyeni bir kullanım alanı buldu.

Türkiye’de ise ilk kez 1914 yılında Haliç’teki bir marangoz atölyesinde üretilen kayaklar Erzurum’a taşınarak Kafkas cephesinde savaşmak üzere yetiştirilen kayakçı erlerin kullanımına sunulmuştu. Zaman içinde karda kolaylıkla manevra yapabilen araçların da ortaya çıkmasıyla birlikte kayak da varlığını bir spor dalı olarak devam ettirdi. Grönland’ın kuzey ucunu 6 kişilik ekibiyle birlikte kayak yardımıyla geçen Norveçli Fridtjof Nansen’in bu serüveni ”Grönland’da Kayakla Gezi” adlı bir kitapta toplaması üzerine, kayak tüm dünyada bilinen popüler bir aktivite haline geldi. 1924 yılında bir spor dalı olarak olimpiyat programlarına dahil edilen kayak, halen milyonlarca insanı peşinden sürükleyen özgürlüğün keyfine doyasıya varacağımız oldukça keyifli bir spor dalı.

Kış tatilinin tadı kayakla çıkar!

Geleneksel hale gelen kum, deniz ve güneş üçgenli tatillerden sıkıldıysak, kalıplarımızı kıralım! Kışın tatil keyifli olmaz diyenlere inat birbirinden en güzel kayak beldeleriyle kendimizi şımartalım. İşte gökyüzü delen zirveleri ve kavşaklarındaki bin yıllık yalnızlıklarıyla binlerce kayak sevdalısının büyülü aşkı olmaya devam eden, her türlü konforun düşünüldüğü birbirinden güzel kayak cennetleri:

Kitzbuhel/Avusturya

KitzbuhelAvusturya

KitzbuhelAvusturya

”Alplerin İncisi” unvanının haklı sahibi olan Kitzbuhel, 700 yıllık geçmişiyle Avusturya’nın en ünlü kayak merkezlerinden biri. Nazlı bir gelini andıran karlı dağlarıyla şehir yaşantısından bunalanlar için bir nefeslik ara olan Kitzbuhel’i gördüğümüzde ilk aklımızdan geçecek cümle hiç şüphesiz ”Rüya mı görüyorum?” olacak.

Chamonix-Mont-Blanc/Fransa

Chamonix-Mont-BlancFransa

Chamonix-Mont-Blanc-Fransa

İlk Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapan Chamonix dünyanın en iyi kayak merkezlerinden biri olarak adlandırılıyor. Muhteşem pistleriyle kayak ve snowboarding tutkunlarının adeta mabedi olan Chamonix, off-pist imkanları ve dik tepelerde barındırdığı derin toz kar ile kayakçıların dünyadaki cenneti.

Kartalkaya/Türkiye

Kartalkaya-Türkiye

Kartalkaya-Türkiye

Adını, kayalık tepelerinden ve bu tepelerde yaşayan kartallardan alan Kartalkaya, ziyaretçilerine aralık ayı başlarında mart ayı sonlarına kadar kayak yapabilme olanağı sunuyor. Kış mevsiminde kar kalınlığı 3 metreyi bulan Kartalkaya’da kayak dılında kızak ve snowboard da yapılabiliyor. Geniş pistleri, alpin çayırlarla kaplı benzersiz doğası, eteklerinde sıralanan yaylaları ve temiz havası ile Kartalkaya ziyaretçilerine ”tatil hiç bitmesin” dedirtiyor.

Palandöken/Türkiye

Palandöken-Türkiye

Palandöken-Türkiye

Bulutlara değen yüksekliği ve Himalaya sıradağlarının Doğu Anadolu’daki en uzak kuzeni olan Palandöken, 12 metrelik pistiyle Türkiye’nin en uzun pistine sahip kayak merkezi olarak biliniyor. Kar miktarı ve karın kalış süresinin uzun olması nedeniyle de en çok tercih edilen kayak merkezlerinin başında gelen Palandöken, Uluslararası Kayak Federasyonu tarafından dünyanın ikinci büyük kayak merkezi olarak kabul ediliyor.

Zermatt/İsviçre

Zermattİsviçre

Zermattİsviçre

Sadece trenle ulaşımının mümkün olduğu Zermatt, muhteşem manzarası, harika mimarisi ve trafikten uzak günlük yaşantısıyla huzurlu bir vadi kasabası. Dünyanın ikinci en büyük lift servisi bulunan dik yamaçlarından biri olan Zermatt, yüksek rakımının da yardımıyla yoğun bir yağışı alıyor. En yüksek tepesi olan Matterhorn Glacier Paradise Tepesi ise İsviçre ve İtalya Alpleri’nin 360 derece panoramik manzarasını ziyaretçilerine sunarak onları adeta baştan çıkarıyor.

Uludağ/ Türkiye

Uludağ- Türkiye

Uludağ- Türkiye

Türkiye’de kayak denilince ilk akla gelen yerlerden biri Uludağ’dır. 2543 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan Uludağ, benzersiz doğasıyla pek çok Türk filmine de doğal plato olmuştur. İstanbul’a yakınlığı nedeniyle kayakseverlerin gözde tatil merkezi olma unvanına da sahip olan Uludağ, antik çağ tarihçilerinden Herodot’un Herodot Tarihi isimli kitabında kendisine ”Olympos” adıyla yer bulur. Ulaşım kolaylığı, kayak mevsiminin ekim*nisan ayları arasına kapsaması, beş yıldızlı konaklama imkanları, zengin bitki örtüsü ve eşsiz manzarasıyla Uludağ, her yıl binlerce kayakseverin uğrak noktası olmayı başarıyor.

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

Yorum Bırakın