Genel

Televizyonun İnsanlara Verdiği Zararlar

Televizyonun İnsanlara Verdiği Zararlar

Kitle iletişim araç ve gereçlerinden en önemlisi olan televizyon, şüphesiz 20. asrın en büyük buluşlarından birisidir. Devrin gelişmesine büyük katkısı olmuştur, faydalarını gözden kaçırmamak gerekir. Ancak bizden zaman gibi değerli emanetleri alıp götürdüğünü de görmezden gelemeyiz. Hangi birimiz televizyonun hayatımızda ne kadar zamana mâl olduğunu hesapladık? Mesela: Günde 2 saatimizin televizyon karşısında geçtiğini düşünelim. Yani bir senede 730 saat demektir. Buda 45 gün ve 45 gece eder. Şu da bir gerçektir ki pek çoğumuz günde 2 saat ile kanaat etmeyiz.

Televizyonun insanlara zararlarını, kabaca söyleyeyim:

1-Televizyon başında büyüyen çocukların ferdileşme, sosyalleşme ve psikososyal istikametlerinin hepsi eksik veyahut kifayetsiz kalacaktır. İlgi, sevgi ve beraber geçirilecek zaman yerine, çocuğun televizyon karşısında kalması çok mahzurlu bir vaziyettir.

2-Magazin/Eğlence programı isimi altında bir hayli yayın, düzeysiz eğlence kültürünü aşılar.

3-Dört ile yedi yaş arası çocuklarda televizyonun çok fazla izlenmesi, çocuğun dil gelişiminde birtakım sıkıntıların oluşmasına neden olur. Çocuk bu dönemde, televizyonda gördüğü görüntüleri tamamı ile somut olarak açıklar. Mesela, bir çizgi filmde gördüğü bir sahneyi kendisi de yapmaya çalışabilir ki bunun örneğine ülkemizde bir çok kez tanık olduk. Ayrıca çocukların bu dönemde izleyeceği korku, gerilim ya da  şiddet içeren görüntülerden aşırı şekilde etkilenebilir ve bunun sonucunda çocukta uykusuzluk gibi problemler görülebilir. Küçük yaşta göz bozukluklarının nedenlerinin an başında yine televizyon yer almaktadır.

4-Bir hayli televizyon programı insanları gerçeklerden hayattan koparır derecededir.

5-Televizyonda dönen reklamlar, yalnızca kazanç uğruna bir hayli değeri çiğner. Tüketim uğruna bir hayli yanlış, doğru gibi gösterilir.

7-Bir hayli televizyon kanalında şiddet görüntüleri artık sıradan hale geldi. Televizyon şiddete meyilli insanlar yetişmesine vesile oluyor.

8-Televizyon kanalları çoğunlukla başka kültürleri özendirir. Birçok kanaldaki dizilerde bazı hareketler bize normalmiş gibi lanse edilmeye çalışılıyor.(Eşini aldatmak, evlenmeden çocuk sahibi olmak gibi ahlâk dışı hareketler toplumumuza normalmiş gibi gösterilmeye başlandı.)

9-İnsanların reyting uğruna kullanılması. Evlilik programı adı altında yaptıkları soytarılıklar ve ahlâk dışı hareketler.

10-Televizyonda hoş gibi gözüken, ancak gerçekte seks, şiddet gibi öğeleri vurgulayan davranışları ön plana çıkaran birçok program vardır.

11-Televizyon insanları tembelleştirir. Günde 4 saatten fazla  izleyen çocuklar, aşırı kilolu oluyor ve obezite gibi bir hastalık baş gösterebiliyor.

12-Kitap okumak yerine televizyondaki programlar vesilesiyle bilgilenmeye ve öğrenmeye çalışmak okuma kültürünü öldürüyor.

13-Televizyona bağlı olarak yaşamak, çok ciddi bir meseledir. Sözgelişi; televizyona çok bağlı olan insanlar aksayabilir ve fazla televizyon izlemek enerji kaybına yol açar,

15-Televizyon ile insanlara ‘’çalışmadan kolay yoldan köşeyi dönme’’ anlayışı aşılanıyor.

Televizyonun bunlara benzer daha pek çok zarar veren tesirini sayabiliriz. Ailevi ve sosyal bağların zayıflaması toplumumuzda sıklıkla görülen bir durum haline gelmiştir. Kısacası televizyon denen illet hepimizi uyutuyor. En güzeli kendimizi çok fazla kaptırmamak ve oldukça televizyondan pozitif bir şekilde istifade etmektir.

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

Yorum Bırakın