Kişisel Yazılarım Spor

Türkiye’de Spor Yorumcuları

Rıdvan Dilmen

Türkiye’de futbol kamuoyunun gündemini takımlar kadar televizyondaki spor programları da belirler hale geldi. Özellikle eski futbolcu ve eski hakemlerin yer aldığı programlar kimi zaman şova ve söz düellosuna dönüyor. Kimisi ekranda ‘Bikini giyerim’ diyor, kimisi futbolcuya ‘Köpek’ gibi hakarete varan kelimeler kullanıyor. Kimi iddiaya girip kulağa küpe takıyor.

Beyaz Futbol-Ahmet Çakar

Beyaz Futbol-Ahmet Çakar

Ülkemizdeki çok sayıda spor yorumcusu mevcut ve bu yorumcular eski futbolcu, eski hakem, eski teknik direktör ve benzeri spor adamlarından oluşmaktadır. Yorumcularımızın bir çoğu televizyon ve gazetelerden takip ettiğimiz kişilerdir. Mesela bu yorumcuların takımlar hakkında yaptıkları yorumlara baktığımızda çoğu yorumcunun  taraflı bir şekilde yorum yaptığını görmekteyiz. Bir izleyici olarak izlediğim spor kanalında yapılan yorumların objektif olmasını isterim. Zaten taraflı olduktan sonra o programın bütün herkese hitap etmesi saçma olur. Çünkü taraflı yapılan bir yorum izleyiciyi aptal yerine koymaktan başka bir şey değildir. Bu işi layıkıyla yapan çok az yorumcu vardır diyebiliriz. Bana göre spor yorumcusu olmak için sporun içinden gelmeye gerek yok. Örneğin; Bir futbol maçında tartışmalı bir pozisyon oluyor ve bütün yorumcular bu olayı kendisine göre yorumluyor. Ben bu şekilde yapılan yorumları yanlış buluyorum sebebi ise tüm her şeyin kitabına göre kuralı var. Spor adamlarının yaptığı yorumlar bazen o kadar sıradan ki o yorumları ben bile yaparım dedirtiyor insana. Hal böyleyken yapılan yorumlar izleyici tarafından tepkiyle karşılanıyor ve bu durum yorumcu açısından pekte hoş olmuyor. Yorumculuğun bence birinci ve altın kuralı objektif olmalı herhangi bir takıma hizmet etmemesi lazım.

Maraton Şansal Büyüka

Maraton-Şansal Büyüka

Futboldan sadece futbolcuların ve teknik direktörlerin para kazandığı dönem geride kaldı. Futbola aktarılan kaynaklar arttıkça çevresindeki iş kollarında da yeni gelir kapıları açılıyor. Son 10 yılda hem Avrupa’da hem Türkiye’de futbol yorumculuğu çok yüksek ücretlerin ödendiği bir sektör haline geldi ve Türkiye’de de özellikle eski futbolcular ve hakemler anlaşmalı oldukları televizyon kanallarından ve gazetelerden yüksek ücretler alıyor. Öyle ki; popüler yorumcuların yıllık ücretleri bir milyon lira sınırına dayandı. Bu yorumcuların ücretleri 3 büyüklerde forma giyen birkaç futbolcunun ücretini bile geride bırakıyor. Yorumcuların aldığı yüksek ücretler bu kadar fazla iken yapılan yorumların dürüst ve objektif olmasını beklemek yanlış olmaz. Türkiye’deki spor yorumculuğu böyleyken sizce aldığı ücretler hak ediliyor mu? Yorum sizin.

Saygılarımla…

Yazar hakkında

Erol Apaydın

6 Aralık 1990 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Evliyim. Özel bir lojistik firmasında çalışmaktayım. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum, koyu bir BEŞİKTAŞ taraftarıyım.

6 Yorum

Yorum Bırakın